Mayıs 23, 2012, 07:16:05 ÖÖ

Tokio Hotel Türkiye Fan Sitesi « Haberler « Röportajlar «  (Moderatör: MJ_KINGOFPOP)Bill: En önemli ilham aşk olmalı. Aşk bir hayat demek. [InRockMag Röportajı]
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bill: En önemli ilham aşk olmalı. Aşk bir hayat demek. [InRockMag Röportajı]  (Okunma Sayısı 2482 defa)
Çevirmen
Tokio Hotel Takipçisi
*
Mesaj Sayısı: 229
TH and TB (T's)
Site
« : Kasım 22, 2010, 10:20:05 ÖS »



Kaynak

Çeviri bana aittir.
Bu röportaj Tom ve Bill'in LA'e taşınmalarının daha yeni yeni açıklandığı tarihlerde yapılmıştır. Aklınız karışmasın.


Tokio Hotel Röportajı- InrockMag

Tokio Hotel isimlerinin Japonya’da bilinmesini sağlıyor. InRock Magazine #234, Bill Kaulitz ile bir röportaj yapıyor. Eh, sürpriz olan şey ise Bill’i konuşmak için aradıklarında diğer grup elemanlarının da orada olmasaydı.

Tokio Hotel ilk kez Japonya’yı ziyaret ediyor!

Bill Kaulitz ile özel bir röportaj.

Bill Kaulitz/Tokio Hotel Röportajı: AI ANAZAWA

Alman süper grup Tokio Hotel isimlerinin “Tokyo” olmasına rağmen, Japonya’da daha önce bulunmamışlardı. Inrock Magazine 2006-2007 yıllarında Tokio Hotel ile özel bir röportaj yapabiliriz diye iddada bulunmuştu. Ama sonra onlar albümün Japonca versiyonunu çıkarmadılar. Bizde de sadece Tokio Hotel ile ilgili haberleri vermekle yetindik. Çünkü onlar her zaman çok meşgullerdi, röportaj yapmak için fırsat bulmak çok zordu. Her neyse, burada onları deli gibi her zaman destekleyen, bir sürü Japon hayranları var. Ve şimdi, “lezzetli bir yemek” bu fanları bekliyor. – Japonların özel albümü gelecek yıl Şubat’ta piyasaya sürülecek. Bu arada, onlar bir ay sonra ( Kasım) Japonya’yı ziyaret etmeye karar verdiler. Ne kadar güzel değil mi! Sonunda Kasım’ın ortalarında grubun lideri Bill Kaulitz’le bir telefon röportajı yapmak için fırsat bulduk.-



Şimdi Bill’in nasıl büyüdüğünü ve hayatını nasıl yaşadığını öğrenmek için onu kısa bir incelemeye alalım ve ayrıca Tokio Hotel’i de.  
Bill ve 10 dakika önce doğan ikiz kardeşi Tom, 1 Eylül, 1989’da doğu Almanya, Leipzig’da doğdular. İkizler 7 yaşında beste yapmaya başladılar. Boşanmış annelerinin sevgilisi Gordon Trümper ( Şimdi bu adam onların üvey babası.) onların müzik yeteneklerini keşfetti ve onlara bir grup kurmalarında yardımcı oldu.  10  yaşındalarken Bill ve Tom, Madgeburg’un yakınlarında Black Question Mark’ta canlı performans sergilemeye başlamışlardı. 2 yıl sonra, kısa süreli bir performansın ardından George ve Gustav onların performansını gördüler ve DEVILISH adında bir grup kurdular.  Ama tepki çok büyük değildi.  Daha sonra, Bill “Star Search” adlı bir programa katıldı ve ünlü bir müzik yapımcısının dikkatini çekmeyi başardı. 2005’te Universal ile resmi olarak anlaştılar. Ve isimlerini “ Tokio Hotel “ olarak değiştirdiler.  Aynı yılda ilk albüm “ Schrei “ çıktı ve sadece Almanya’da 600,000 satan bu albüm hemen listelerin üst sıralarına tırmandı.

2 yıl sonra ikinci albümleri olan ve gençleri fetheden“ Zimmer 483 “ ü piyasaya sürdüler ve ünlü bir grup oldular. Bill’in benzersiz saç modeli bir hit oldu. Gençlerin dergisi Bravo neredeyse her hafta Tokio Hotel’i yayınladı.

Her neyse,  Tokio Hotel, Avrupa’daki başarılarından pek de memnun olmuşa benzemiyordu. Onlar “Scream” in İngilizce versiyonunu yaptılar. Bunlara eski albümlerindeki en iyi şarkılarda dahildi. Bu ünlü grup,dünya çapında kendilerini geliştirmeye başladılar.  Bir kere Japonya’yı ziyaret etmek istemişlerdi ama maalesef türlü nedenlerden dolayı bu iptal edilmişti. Onların ilk Japonca versiyonlu albümleri “Tokio Hotel “ çıkmıştı. Son albüm “ Humanoid “ Japonca versiyonla piyasaya sürülmedi daha.  Ama şimdi her şey hazır. “ Tokio Hotel Tokyo” sonunda gerçekleşiyor.

Yalan söylemiyorum neredeyse 7 senedir bir kız arkadaşım yok.



Bill?

Bill: Merhaba, dördümüz buradayız. George, Gustav ve Tom. ( Diğer üçü de bu sırada “Merhaba “ diyorlar.)

Ah, hepiniz buradasınız. Merhaba! Bu sabah ne yaptınız?

Bill: Hamburg’ta fotoğraf çekimindeydik.

Bu arada grubunuzun ismi Tokio Hotel. Ama hiç Tokyo’ya gitmediniz. Bu akıl almaz! Ve.. biraz kötü değil mi?

Bill: Tokyo’ya gitmek gibi bir şansımız olmadı. Ama bu sene Tokyo’yu Kasım ayında ziyaret etmeye karar verdik. Hepimiz dört gözle bekliyoruz bunu.  Japonya’ya gitmek hedeflerimiz ve hayallerimiz arasında yer aldı hep. Japonya’yı ziyaret etmek ile ilgili çok konuştuk. Ve sonunda bu sene bu gerçekleşiyor. Bu inanılmaz! Çok heyecanlıyız.

Neden bu kadar uzun sürede bunu yaptınız? Çok meşgul olduğunuz için mi?

Bill: Bilemiyorum. Avrupa’da yapılacak bir sürü şey vardı ve biz Singapur ve Malezya’da da olduğu gibi Amerika ve Kuzey Amerika da marketlerine de girdik. Şimdi, zaman geldi. Şirketimiz ve diğer kişiler buna “EVET” dediler. İzinden sonra, plan kuruldu.

Japon fanları uzun zamandır bekliyorlar.

Bill: Bir sürü insanın bizi sevmesinden gurur duyuyoruz.

Alman televizyon personelinin sizin şirketiniz ile Almanya ve Japonya’nın diplomatik ilişkilerin anıt büyükelçisi olarak Japonya’ya geleceği söylenmişti.

Bill: Ah? Bunu duymamıştım. Belki doğrudur. Ama fotoğrafçılarımızın bizimle geleceği doğru. Bilmiyorum Tokio Hotel TV’yi biliyor musunuz, Bütün hayranlarımızın, sahne performanslarımızı ve tecrübelerimizi görmesini sağlayan Tokio Hotel TV fotoğrafçılarımızı alacak ve beraber gidecekler. Yani, fotoğrafçılar gidecekler, eğer giderlerse, bunlar sadece kadroya çağırılan fotoğrafçılar olacak, gerisini bilemiyorum.



Ah, anlıyorum. Yani, her şey bugünlerde güzel gidiyor?

Bill:Latin Amerika Turu’na odaklandık şu anda. Provalar başlıyor. Ah, bu arada, Hamburg'da şuan yapılan yeni bir prova odası olacak, bunun için bunlarla da ilgilenmemiz gerekecek. Latin Amerika turun provaları yeni prova odasında yapılacak ve bundan sonra Japonya’ya gideceğiz. Ne kadar dolu bir liste.



Bunu ben de duymuştum. Araştırmıştım. Ama Bill ve Tom’un gelecek albüm için Los Angeles’a gideceğini de duydum.

Tom: Japonya’da küçük bir vitrinde olacağız.
Bill: Evet. Ya bu ayın sonunda ya da gelecek ay gitmeyi planlıyoruz. Detaylar belli değil. Ama LA’e gitmek için ölüyoruz.

Yeni albüm için şarkı yazmaya başladınız mı?

Bill: Yazılmış şarkılarımız var. Kafamda birkaç fikir topladım ve mini-laptobumu alıp küçük aile akustikleri gittiğim yerlere götürdüm. Yani istediğim zaman istediğim bir şeyi kaydedebiliyordum. Her neyse stüdyodaki yeni yapılmış programı tamamiyle kullanamıyorum ve stüdyoya daha uğramadım. Yani daha 2-3 şarkı bitmiş bile değil. Bu nedenle, yeni albümün ne zaman çıkacağını bilmiyorum.

Gelecek albümün İngilizce mi Almanca mı olacağına karar verdiniz mi?

Bill: Buna daha karar verilmedi. Her zaman iki dilde yapıyorduk albümlerimizi. Bazen şarkıları Almanca sözlere uyduruyorduk ve bunu İngilizceye çeviriyorduk. Ama şimdi İngilizce şarkı yapmaya daha çok odaklandık. Dalgınlığımdan dolayı İngilizce şarkı yazmak istemiyordum. Yazmazsam daha mutlu oluyordum. Kendi ana dilimde şarkı söylemeye alışmıştım. Bu yüzden başlarda İngilizce söylemeye korkuyordum. Bu benim için zor. Ama şimdi buna alıştım. Bence İngilizce şarkı söylemek ve dünyayı dolaşmak mutluluk verici şeyler. Tom ve ben İngilizce şarkı sözleri için beraber çalışıyoruz. Hala, gelecek albümün hangi dilde olacağını söylemek zor.

2-3 yıl önce InRock röportajlarında bir çevirmen yardımı ile İngilizce konuşuyordunuz. Ne zaman İngilizceniz bu kadar iyi oldu? Bu büyük bir sır.

Bill: Amerika’ya gittim. İngilizceyi iyi öğrenmek için LA’de kaldım. Bence İngilizceyi öğrenmek için bu iyi bir yol. Ama, dinlediğiniz gibi İngilizcem hala sakat.




Öyle değil aslında, bir Japon olarak bunun hakkında bir şey söylemeyeceğim. ( Gülüşmeler .) Ama İngilizcen gayet iyi!

Bill: Teşekkür ederim. Böyle bir dili konuşabiliyorsan,  kendine azar azar güvenebiliyorsan ve İngilizce konuşabilen bir kalabalıkta kendine yer bulabiliyorsan bu iyi bir etki oluşturur.

Anlıyorum. İngilizce şarkı sözü yazmakla Almanca şarkı sözü yazmayı karşılaştırırsak arasında bir farklılık var mı?

Bill: Gerçekten farklı. Bunu daha eski şarkılarımızı yazmaya başladığımızda fark etmiştik. Bütün bir şarkıyı İngilizceye çevirmek gerçekten zor. Stüdyoda bunu yapmak çok zaman alıyor ve tedirgin olmaya başlıyorum. Çünkü, Almanca veya İngilizce fark etmez her zaman başarılı bir parça olmalı. Mükemmeliyetçi olduğumuzu söyleyebiliriz. Mükemmel olmadığında ya da tamamlanmadığında asla duramıyorum. Bu nedenle, kayıt dönemi gerçekten zor oluyordu ve endişeleniyorduk. Gelecekte yani şu zamanlarda ne yapmam gerektiğini bilemiyordum. Söylediğim gibi, İngilizce şarkı sözü yazmak bana zevk veriyor. Ve İngilizce, yazmak konuşmaktan daha kolay. Onlar farklı.

Belki de. Ne tür şarkılar yazıyorsunuz? Ve bu günlerde ne ile ilgilisiniz? Kızlar mı yoksa Dünya Barışı mı?

Bill: En önemli ilham aşk olmalı. Aşk bir hayat demek. Söylenen aşk sadece kızlar ile ilişkilerde bitmiyor. Aşk her zaman, her yerde. Bu nedenle, ilham her şeyden önemli. Bunları söylerken, şarkılar hakkında bir sürü değişik konu düşündüm. Özellikle tur döneminde bize yardımcı olacak fikirler. Ayrıca Asya ülkelerinde bir sürü hayranla buluşmak, sahnede yer almak, bunlar ilhamdır. Yani kimse hangi tür şarkılar yazılmalı diyemez.

Aşk, her zaman, heryerde. Bu senin inandığın şey mi?

Bill: Evet, öyle. Bu benim düşündüğüm şey işte. Özellikle Tokio Hotel’in bir üyesi olarak. Her zaman turdayız, sevdiğimiz insanlardan ve bizi sevgi ile dolduran insanlardan ilham almak çok önemli.
Hayranlar, aile ya da kız arkadaşlar. Bir kız arkadaşım olmamasına rağmen aşkın her şeyimiz olduğunu düşünüyorum.

Ne? Kız arkadaşın yok mu? Ayarlanmış bir yalan mı bu?

Bill: Yalan söylemiyorum, neredeyse 7 yıldır bir kız arkadaşım yok. ( Diğer 3’ü kahkahalara boğulurlar.)
Bu acıma duygusu yaratıyor değil mi? ( Gülüşmeler .)

Ehm.. İtalyan dergisi Vouge’de fotoğraf çekiminize baktım. Gerçekten güzel. Müzik ve moda sizin için her zaman beraber midir?

Bill: Evet, tabii ki, uzun zamandır böyle. Gerçekten müziğe yaptığım gibi modaya meydan okumak istiyorum. Modayı ve müziği aynı yere koymayı seviyorum. Avrupa Turundayken Dsquared’den Dan ve Dean ( Onlarda ikizler, lütfen bakın: http://www.dsquared2.com/index.asp?tskay=0DB7BAF4)
benim için mükemmel kostümler hazırladılar. Moda da bana ilham veriyor. Bir beste yaptığımda ya da kayıt ettiğimde, belirli durumlar oluyor, resimler ya da videolar aklıma geliyor. Daha sonra müzik ve moda izlenimimi genişletiyorum.  VOGUE fotoğraf çekimi gerçekten harika. Belki de şimdiye kadar en iyi fotoğraf çekimidir benim için. VOUGE için fotoğraf çekimi her zaman benim rüyamdı. Bence İtalyan VOUGE en iyisi. Bu fotoğraf çekimini bu dergi için yapmak benim için bir onur.

Şimdi senin saç kesimin kısa. Ve daha dinç gözüküyorsun. Yeni albüm çıktığında, görünüşünü tamamiyle değiştirecek misin?

Bill: Nasıl görüneceğim… yakın zamanda stüdyo da bu görünüş bana çok doğal gelecek. Son albümümüzü yaptığımızda, Los Angeles’a ve Miami’ye gittik. Ve ayrıca bir Alman Stüdyo’daydık.
Farklı prodüktörler ile farklı ülkelerde beraber çalışmış olmamız bize ilham vermiş olabilir. Tabii ki de bu benim görünüşümü etkileyebilir, yani şarkılarımız ve albümün havasından bahsediyorum burada. Son albümümüzde bir bilim kurgu havası var, ve işte sahne kıyafetlerim bu yöne doğruydu. Gelecekte nasıl göründüğümü tahmin ediyorlar. Sonuçta, önceden bir planım yok, sadece doğal olarak ilerlemesini istiyorum. Görelim, bakalım.. Bununla ilgili, stüdyo da bekleyiş gerçekten değer.

Gelecekte şu anda giydiğin kıyafetlerden daha serbest giyinebileceğini düşünüyor musun?

Bill: Ahh, Aslında, makyaja ya da değişik, tuhaf kıyafetler giymeye ihtiyacım yok. Sadece kendi hissinizi takip edin. Böyle giyindim çünkü böyle giyinmek istiyorum. İki yüzlülükten nefret ederim. Farklı kıyafetler giymek, bununla birlikte makyaj yapmak, havalı bir saç modeli.
Her neyse kız veya erkek fark etmez sadece diğerlerini taklit edebilir. Etkilenmiş görünür, yapmacık görünür. Nasıl olduğu önemli değil, okul yıllarımdan beri içimden gelen bir şeyleri takip ediyorum. Böyle büyüdüm. Yani her zaman ben doğalım. “Böyle bir makyaj istemiyorum.” Dediğim zaman, o makyajı yapmam. Gerçekten ne istiyorsanız onu yapmalısınız. Bu nedenle kendinizde tam güven olmalı. Yani aslında ben yeni albümümüzde hangi halde olacağımı bilmiyorum.

Bugünlerde hangi tür müzikler dinliyorsun?

Bill: Tokio Hotel turda olduğu zaman, diğer müzikleri dinlemiyorum. Bu benim sadece kendi müziğime odaklandığım anlamına gelmez.Tabiki de bir sürü müzik türü dinliyorum. dinlerim. Alman gruplarda iyi, örnek olarak, Bonaparte çok havalı bir grup. 80’leri de seviyorum. Depeche ve David Bowie’nin hayranıyım. Bunun dışında Aerosmith’i de seviyorum. Gerçekten farklı müzik türleri ile farklı müzisyenlerden hoşlanıyorum.

Çok teşekkürler.

Bill: Biz teşekkür ederiz. Lütfen Japon hayranlarımıza “Merhaba” deyin.


« Son Düzenleme: Kasım 22, 2010, 10:58:42 ÖS Gönderen: Ipek » Kayıtlı



Vampirler biçim biçim, ölürüm Eric Northman için.

Formspring

Yeni
**
Mesaj Sayısı: 85
« Yanıtla #1 : Kasım 22, 2010, 10:34:35 ÖS »

Aşk hayat demek,böyle düşünen birine aşkın rastlamaması üzücü.
Uzuuuun bir röportajdı,teşekkürler.
Kayıtlı

İyi atıştı bebeğim.


Twitter  Tomblr
Çevirmen
Yeni
*
Mesaj Sayısı: 122
Aslında sanki gibi yani ama herneyse.
« Yanıtla #2 : Kasım 22, 2010, 10:42:58 ÖS »

Aşk istediğinde gelmez zaten.
Bill'in bu durumda olmasına üzülüyorum.
Uzun ve bilgilendiriciydi, teşekkürler İpek.
Kayıtlı

Taze
*
Mesaj Sayısı: 24
« Yanıtla #3 : Kasım 22, 2010, 10:58:36 ÖS »

''Nasıl olduğu önemli değil, okul yıllarımdan beri içimden gelen bir şeyleri takip ediyorum. Böyle büyüdüm. Yani her zaman ben doğalım. “Böyle bir makyaj istemiyorum.” Dediğim zaman, makyaj yapmam. Gerçekten ne istiyorsanız onu yapmalısınız. Bu nedenle kendinizde tam güven olmalı. Yani aslında ben yeni albümümüzde hangi halde olacağımı bilmiyorum.''

-Burada çok doğru konuşmuş.Gerçekten çok taktir ettim ve ne kadar olgun bir insan oldugunu bir kez daha anladım. Bu arada Japonya'ya gitmelerine de cok sevindim (: Yıllardır süre geen hayallerini gerceklestirecekler (: Çeviri için teşekkürler İpeek (:

Kayıtlı
düşlerimin prensi?
Tokio Hotel Takipçisi
***
Mesaj Sayısı: 238
∂üşкαραη ѕσρнια
« Yanıtla #4 : Kasım 22, 2010, 11:13:20 ÖS »

-Ah, biliyoruz biliyoruz.
Ünlüler tarz değiştirdiklerinde ya ayriliklarindan ilham almis oluyorlar yada asklarindan.
Bazıları saçlarını da kestirir.
Bu röportaj çevirisi kesinlikle puan hakediyor.
Teşekkürler.
« Son Düzenleme: Kasım 23, 2010, 12:52:44 ÖÖ Gönderen: SelinoItaliano » Kayıtlı


İyi ile kötünün yüzü aynıdır;
 her şey insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır.


  Düşkapan ve Fîrarbaz
Çevirmen
Tokio Hotel Takipçisi
*
Mesaj Sayısı: 229
TH and TB (T's)
Site
« Yanıtla #5 : Kasım 24, 2010, 01:41:17 ÖÖ »

Teşekkür ederim kızlar.
Evet, çevirmek gerçekten zor oldu ama site için herşey tabi ki Smiley
Beğenmenize sevindim (:
Kayıtlı



Vampirler biçim biçim, ölürüm Eric Northman için.

Formspring

Yönetici
Fanatik TH'ci!
*
Mesaj Sayısı: 800
marihuana lar eşliğinde Amsterdam,seni seviyorum
Site
« Yanıtla #6 : Kasım 24, 2010, 02:08:35 ÖÖ »

Holy Crap!
Bill bunları ingilizce söyledi ha?!
Gerçekten ingilizcesini havalılaştırmış olmalı her soruya bir paragraflık cevaplar veriyor.
LA'e taşınmak için ölmek..
Ailenden ve arkadaşlarından,GG lerden ve doğduğun yerden nasıl bu kadar kolay vazgeçiyorsun, yada ne uğruna vazgeçiyorsun.
Anlayamıyorum.
Teşekkürler İpek, cidden ellerine sağlık hayatım.
Kayıtlı
♥ CaMeLo+ ♥
Tokio Hotel Fan
****
Mesaj Sayısı: 312
<3 BILL <3
« Yanıtla #7 : Kasım 24, 2010, 11:12:55 ÖÖ »

Ay inşallah yeni albümün içinde  ingilizce şarkılarda olur  Wink Ingilizceye bayılıyorum  Kiss Ah Bill hiçte acınacak bir halin yok.....  Smiley kız arkadaşı olmaması suç mu?  doğal bir şey ama yalnızlıkta zor  Smiley
Evet ilham I agree with Bill  aşktan ilham almak hmmm  Wink
Bill in yeni görünüşü iyi  Kiss  kısa saç kötü durmuyor onda
ben onun şimdiki  giyim tarzını beğeniyorum bazen o şımarık çocuğa olgun görünmek yakışıyor...........
Teşekkürler meleğim  Kiss Kiss  ipeğim benim  Wink
Kayıtlı

<3 I WILL MISS YOU 8-C <3
Sch.
Editör
Tokio Hotel Fan
*
Mesaj Sayısı: 379
Zoom into me and Rescue me or Scream with me~ !
« Yanıtla #8 : Kasım 24, 2010, 12:12:56 ÖS »

Bill 'in aşkını bulamaması çok üzücü. Umarım beklemesine değer.

Amerika için ölmek ne demektir yaa ?!
Tamam, Los Angeles hayatına bende tapıyorum ama kendi ülkesini ve aslında herşeyini geride bırakmak için de ölünmez .
Oraya gitmelerini istemiyoruum  Sad

Bu güzeel ve uzuun röportaj için teşekkürler (:
Emeğine sağlık. Zor olmuştur (:
Kayıtlı

Ezgi Moon
Editör
Tokio Hotel Fan
*
Mesaj Sayısı: 389
Ölüm FE(ue)RMAN'ım.
« Yanıtla #9 : Kasım 24, 2010, 03:12:51 ÖS »

Vov 7 yıldır yalnız,bu acınası bir durum mu ? Haha komik Cheesy

Mükemmel bir röportaj olmuş,çok beğendim.
İngilizcene ve emeğine sağlık İpek'cim (:
Kayıtlı

Bill Kaulitz

Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.12 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
Cargo design by DzinerStudio